AffettimSeni.Com Aşka ve Hayata Dair Herşey
10 Ocak 2009, 00:40:05 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
   Ana Sayfa   Yardım Takvim GoogleTagged Şarkı Dinle Giriş Yap Kayıt  

Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Dolunaya inat!  (Okunma Sayısı 54 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
akmancı
CİMBOM UA
Administrator
Site Sakini
*

Rep: 63534
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.810



Üyelik Bilgileri WWW
« : 23 Nisan 2008, 17:25:57 »








Katran karası bir geceyi haziran bulutlarının arasından yırtarak, avuçlarında kıpır kıpır yıl­dızlarla odamın penceresini tıklattı dolunay...

"Sana Samanyolu getirdim" dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur, gülümsedi koltuğumun başucunda...

Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet...

Sonra penceremi açıp onu içeri aldım.

Efsunlu ışıklar saçarak, eteğindeki aydınlığı kitabı­ma, rakı kadehime, can eriklerime doladı.

Gecikmiş bir bahar, çekirge sesleri ve iğde kokularıyla içeri daldı hemen peşisıra... telâşla...

Şiirler doldu odama, mısra mısra...

Feneralayları geçti aklımdan; uzak denizler ve göç yolları geçti...

Dolanıp dolunayın kanadına, uçmak istedim...

 

* * *

 

Lâkin bırakmadı hayat...

Duyduk ki, güvercinleri kurşuna dizmişler arka bahçede...

Gülleri kesip, dikenleri büyütmüşler korku be­lâsına...

Toprağın bire bin verdiği ülkede mayın döşemişler sevdaya giden yollara...

Aşklar uzak, sevişmeler tuzakmış.

Dişlerinde kalleş ışıkların pa­rıldadığı kurtlar, çeteler halinde boğazlayacak kurban arar olmuş­lar dolunay geceleri...

Pas ve küf kokuyormuş eski­den nergislerin açtığı sokaklar...

Öylesine büyükmüş ki sis perdesi, ne yakamoz görüyor­muş gözler, ne çoban yıldızı...

Güneş ülkesi, çocuklarını gömüyormuş lanetli karanlığın koynuna... ve öfke büyüyormuş sevda toprağının ana rahmin­de...

Doğa ne kadar cömertse, ha­yat o kadar bencilmiş evlâtlarına karşı... Bolluk içinde aç, varlık içinde yoksul, denizler ortasında susuz yaşar olmuşlar.

Ve ülke, aldırmadan doğanın gözkamaştıran büyüsüne, doludiz­gin koşuyormuş ölüme..

Prangalar... savaş tamtamları... ve ağıtlarla...

 

 

 

* * *

 

Dolunay, Samanyolundan ışıklarla eteklerinde; "Haydi" diyordu penceremin dibinde; "Haydi... ebedi baharın ülkesine..."

Lâkin dolunaya inat; öylesine bitkin ve naçar ki ha­yat...

Kopamadım akşam haberlerden.... dünyevi keder­lerden... kelepçelerden...

Açıp penceremi, salıverdim dolunayımı, Cahit Külebi'den bir şiir fısıldayarak kulağına:

"Bir gün geleceğim / Alıp şu başımı / Bir gün gele­ceğim

"Belki de Haziran / Bulacak naaşımı / Belki de Ha­ziran..."

Haziran, bir ozanın naaşını kaldırırken, dolunay eteklerinden efsunlu yıldızlar saçarak uzaklaştı.

Bakakaldım peşinden...

Ne gözümü alabildim... ne göze alabildim...       

Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
GoogleTagged: dolunayla ilgili komik

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Site Map | Arşiv | Sitemap | Sitemap2 | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Şarkı Dinle | Şarkı Sözü | Mp3 Dinle | Online Müzik Dinle | Video Klip

Şarkı Dinle | Mp3 Dinle | Online Müzik Dinle | Müzik Dinle
Tikla Dinle Bilgi Yarışması
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 2.051 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu